Birleşeceğiz. Çoğalacağız. Güçleneceğiz.
İsmi Türkiye olan bir ülkede Türk milliyetçisi olmak; bu millete, bu vatana ve Cumhuriyet’e duyduğumuz aidiyetin doğal ifadesidir.
Bizler; Türk milletinin birliğine, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına ve ebedî varlığına inanan, Cumhuriyetimizin geleceğine karşı sorumluluk hisseden insanlar olarak ortak bir irade etrafında bir araya geliyoruz.
Amacımız ayrışmayı değil kaynaşmayı, kutuplaşmayı değil millî birlik şuurunu büyütmektir. Çünkü Türk milliyetçiliğinin gücünün ayrılıklardan değil, ortak değerler etrafında birleşebilme iradesinden doğduğuna inanıyoruz.
Biz; bölünerek çoğalan değil, çoğalarak bütünleşen, bütünleştikçe güçlenen ve gücünü Türk milletine hizmet için kullanan bir milliyetçi camia istiyoruz.
Meselemiz makam, mevki veya şahsi ikbal değildir.
Meselemiz Türk milletidir.
Meselemiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Meselemiz vatanımızın birliği, bağımsızlığı ve geleceğidir.
Bu nedenle aynı ülkü doğrultusunda çalışanları rakip değil, yol arkadaşı olarak görüyoruz. Yöntemlerimiz ve düşüncelerimiz farklılaşabilir; ancak ortak paydamız Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti ve vatanın bölünmez bütünlüğü olduğu müddetçe birbirimizi zayıflatmak değil, birbirimizin gücüne güç katmak gerektiğine inanıyoruz.
Kiminle yolumuzun bir olmadığı da açıktır:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le sorunu olanlarla;
vatanseverliği değersizleştirenlerle;
bu toprakların hangi mücadelelerle ve hangi bedeller ödenerek vatan olduğunu görmezden gelenlerle;
milletimize umutsuzluk, çaresizlik ve teslimiyet aşılayanlarla;
şahsi menfaatlerini işgalcilerin siyasi emelleriyle birleştirenlerle yolumuz bir değildir.
Bizim yol arkadaşlarımız; Çanakkale’den Sakarya’ya, Dumlupınar’dan Cumhuriyet’in ilanına uzanan büyük millî mücadeleyi yüreğinde taşıyan ve onun gelecek nesillere yüklediği sorumluluğun farkında olanlardır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,
“Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.”
sözünü yalnızca geçmişten kalan bir söz değil; bir emanet, görev ve sorumluluk olarak kabul ediyoruz.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, tarihin tesadüfen önümüze koyduğu bir devlet değildir. Türk milletinin bağımsız yaşama iradesinin, Millî Mücadele’de gösterdiği azmin ve fedakârlığın eseridir.
Bu vatanın ve Cumhuriyet’in bedeli; şehitlerimizin kanıyla, gazilerimizin fedakârlığıyla ve milletimizin iradesiyle ödenmiştir.
Geçmişimizi yalnızca hatırlamak için değil, geleceğimizi kurmak için sahipleniyoruz. Bizim milliyetçilik anlayışımız, geçmişin büyük zaferleriyle gurur duymanın ötesinde; o zaferleri mümkün kılan bağımsızlık iradesini, çalışma azmini ve millet şuurunu geleceğe taşımaktır.
Türk milliyetçiliğini yalnızca geçmişten devralınmış bir düşünce mirası olarak görmüyoruz. Onu fikrî ve teorik dinamikleriyle 21. yüzyıla taşımayı, çağımızın meseleleri karşısında geliştirmeyi ve gelecek nesillere güçlü bir düşünce birikimi olarak aktarmayı temel gayelerimizden biri kabul ediyoruz.
Türk milliyetçiliğinin; bilimsel, teknolojik, ekonomik, kültürel ve toplumsal dönüşümleri anlayan, Türk milletinin karşı karşıya olduğu yeni meselelere cevap üretebilen, yaşayan ve gelişen bir fikir olması gerektiğine inanıyoruz.
Geçmişimizin fikrî birikiminden güç alırken dünyadaki değişimi takip etmekten ve yeni fikirler üretmekten çekinmeyeceğiz. Çünkü bir fikri yaşatmak yalnızca onu tekrar etmek değil; onu düşünmek, üretmek, geliştirmek ve çağının meselelerine cevap verebilir hâle getirmektir.
İdealimiz; daha güçlü ve müreffeh, bilimde, eğitimde, kültürde, sanayide ve teknolojide ilerleyen; üreten, kendi ayakları üzerinde duran, gençlerinin geleceğe güvenle baktığı ve dünyada sözü geçen bir Türkiye’dir.
Cumhuriyetimizin değerlerine, milletimizin ortak kaderine ve devletimizin ebedî varlığına bağlılığımız tamdır. Türk milletinin geleceğine karamsarlıkla değil, inançla bakıyoruz.
Bugün bu anlayışla bir araya geliyor ve ortak irademizi ilan ediyoruz:
Birleşeceğiz.
Çoğalacağız.
Güçleneceğiz.
Yalnızca sayıca çoğalmak için değil; birbirimizi bulmak ve ortak ülküler etrafında daha güçlü bir milliyetçi dayanışma oluşturmak için çoğalacağız.
Türk milletinin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü ve Cumhuriyetimizin geleceğini her türlü şahsi hesabın üzerinde tutacağız.
Bize bırakılan Cumhuriyet’i yalnızca korumakla yetinmeyecek; onu yükseltmek, güçlendirmek ve gelecek nesillere daha müreffeh, daha bağımsız ve daha güçlü bir Türkiye bırakmak için çalışacağız.
Bu bizim inancımızdır.
Bu bizim sorumluluğumuzdur.
Bu bizim ortak davamızdır.
Bu dava etrafında bir araya gelen herkese kapımız da gönlümüz de açıktır.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!